Erken Yaşta Dil Öğretimi

Erken Yaşta Dil Öğretimi

Çocuğun erken yaşlarda yabancı dil öğrenme gerekliliğini temellendirecek birçok neden vardır. Bunların başında; yabancı dil öğrenme olgusunun çocuk üzerinde düşünsel gelişim olarak olumlu sonuçlar vermesi ve çocuğun zihinsel gelişimini düzenlemesidir. Erken yaşta yabancı dil öğretimi çocukta düşünmeye yönelik kıvraklık ve esnekliği, dinleme yetisini ve hassasiyetini geliştirir. Aynı zamanda anadilinde anlama kabiliyetini geliştirir. Çocuğa, insanlarla daha kolay iletişim kurma olanağı sağlar.

Yabancı dil olgusu, çocuğun zihnini diğer kültürlere açar ve çocuğa diğer ülkelerdeki insanları anlama ve değerlendirmede yardımcı olur. Avrupa’da dil öğretim programının çocuklar için uyarlanmış izlencesine göre, çocuğa gelecekteki eğitim ve öğretimi için oldukça geniş dilsel öngörü kazandırır ve çocuğun gelecekteki kariyer olasılıklarında yelpazeyi genişletir. Yaşamımızı kolaylaştıracak ve oldukça geniş ufuklar sağlayacak onca sebep varken neden yabancı dil öğrenmeyelim? Kuşkusuz ki günümüz dünya koşullarında bunu istemeyecek kişi çok azdır. Ancak sadece istemek de yeterli değildir. Ortak kültürleri paylaşan ve yapı olarak aynı dil grupları içinde yer alan ülkelerin insanları için bu olgu Türkiye’deki insanlara göre daha kolaydır.

Rachel Cohen, “L’Ecole Active Bilingue” de yöneticiliği esnasında muhatap olduğu yabancı ailelerin çocuklarının ne kadar küçük yaşta mükemmelliğe yakın yabancı dil konuştuklarını gözlemiştir. Yaşından küçük çocukların üç ay gibi kısa bir sürede kusursuz bir vurguyla Fransızca konuştuklarını belirtmektedir. Elbette bu durum iki dillilik ve çok dillilik konusuna girmektedir. Çünkü ancak farklı anadiline sahip anne babası olan ve herhangi bir sebepten dolayı o yabancı ülkede büyüyen ya da farklı yabancı dil bilen anne babaların çocukları için geçerlidir bu durum. Yani dili tamamen doğal ortamda veya ana dilini edindiği süreçlerin aynısını içeren ortamlarda öğrenmek söz konusudur. Cohen, 7 yaşından sonra çocukların yavaşladığını, vurguları kullanmakta zorlandıkları, yaşındakilerin yıl sonunda hala aksanların yerleşmemiş olduğunu ve dil öğretiminde zorladıklarını bildirmektedir. Bu da demektir ki; “çocuk küçük yaşta (yani okul öncesi yaşta) zihinsel esnekliğinden ve duyuşsal organlarının uyarlanabilirliğinden dolayı daha doğal ve kolay öğrenmektedir”.

“Erken yaşlarda çocuklara yabancı dil öğretimi” adlı makalesinde Bikçentayev, yabancı dil öğretiminde şarkıların şiirlerden daha faydalı ve akılda kalıcı olduğunu belirtmiştir. Yabancı dil öğretim yöntemleriyle uğraşan bilim adamları yaptıkları çalışmada, dil öğretimi esnasında kullanılan metinler üzerinde akılda kalıcı belirgin anahtar kelimeleri tespit etmişlerdir. Bu anahtar kelimeler incelendiğinde çocuk şiirlerine, şarkılarına, ninnilerine kaynak teşkil eden kelimeler olduğu görülmüştür. “Çocukluk; oyun, masal, şarkı, hikaye, şiir, eğlence değil midir?”. Mizahlı ve komik öğeler de çocukların yabancı dilleri benimsemesini kolaylaştırır.

Whatsapp Destek
x
İletişime Geçmek İçin Hemen Tıklayınız
Whatsapp